En kötü halimdeyken asla en iyi halimde olamadım. Geçmişte iyi şeyler yaptığımda bunun nedeni, varlığımın sağlıklı olmayan kısımlarını aşabilmemdi.
(I was never at my best when I was at my worst. When I did do good stuff in the past, it was because I was able to transcend the parts of my being that weren't healthy.)
Bu alıntı kişisel farkındalığın ve kişisel gelişimin önemini vurgulamaktadır. Gerçek başarının ve iyiliğin çoğunlukla karanlık veya sağlıksız yönlerimizin üstesinden gelmekten kaynaklandığını öne sürüyor. Aşkınlık, sınırlarımızın üzerine çıkmak için bilinçli bir çaba gerektirir ve zorlu koşullar altında bile elimizden gelenin en iyisini yapmamızı sağlar. Kusurlarımızı tanımak ve aşmak, gerçek ilerlemeye ve gerçek başarıya yol açabilir; en kötü anlarımızın bizi tanımlamadığını, bunun yerine kendimizin daha iyi versiyonları için katalizör olabileceğini hatırlatır.