Eğer bu hayatın hayattan ibaret olduğunu düşünürsek, o zaman sorunlarımızın, acımızın, hatta ayrıcalıklarımızın hiçbir yorumu olamaz. Ancak Tanrı'nın hikayesinin aslında bizim de hikayemiz olma ihtimalini açtığımızda her şey değişir.
(If we think that this life is all there is to life, then there is no interpretation of our problems, our pain, not even of our privileges. But everything changes when we open up to the possibility that God's story is really our story too.)
Bu alıntı, ruhsal açıklıkla birlikte gelen perspektifteki derin değişimi vurguluyor. Hayata yalnızca zamansal bir mercekle baktığımızda, karşılaştığımız zorluklar ve nimetler kafa karıştırıcı veya bunaltıcı görünebilir. Ancak hayatlarımızın daha büyük bir ilahi hikayenin parçası olduğu fikrini benimsemek, acıyı büyümeye ve ayrıcalıkları şükran fırsatlarına dönüştürerek anlam ve amaç sunar. Yaşamın öngörülemezliğinin ortasında umudu ve dayanıklılığı besleyerek deneyimlerimizi daha geniş, ilahi bir anlatı içinde görmemizi teşvik eder. Kendimizi Tanrı'nın öyküsündeki karakterler olarak tanımak, alçakgönüllülüğe, güvene ve ilahi olanla daha derin bir bağlantı duygusuna ilham verebilir.