Müreffeh olabilmek için kişinin başlangıçta çok çalışması gerekir, dolayısıyla boş zamanlarının çoğunu feda etmesi gerekir.
(In order to become prosperous, a person must initially work very hard, so he or she has to sacrifice a lot of leisure time.)
Bu alıntı, başarıya ve refaha giden yol hakkında temel bir gerçeği vurguluyor: gayretli çaba ve fedakarlık çoğu zaman kişinin hedeflerine ulaşmasının ön koşullarıdır. Bu fikir, önemli başarılar için çabalarken konfor ve boş zamanın birincil odak noktası olamayacağını öne sürüyor. Bunun yerine bireylerin, gelecekteki ödüllere zemin hazırlamak için genellikle dinlenme ve boş zaman pahasına zaman ve enerji ayırmaya istekli olmaları gerekir. Bu bakış açısı disiplini, azim ve bağlılığı temel erdemler olarak vurgular. Bu aynı zamanda başarının genellikle bir gecede gelmediği, uzun bir süre boyunca ısrarlı çalışmanın sonucu olduğu anlayışını da yansıtıyor. Böyle bir zihniyet, bugün yapılan fedakarlıkların yarının daha müreffeh ve tatmin edici olabileceğinin bilincinde olarak, bizi anlık tatmin yerine uzun vadeli hedeflere öncelik vermeye teşvik eder. Bu kavram bazen sert görünse de, dayanıklılık ve bağlılığın öneminin altını çiziyor. Ancak, fedakarlıkların tükenmişliğe veya refahta azalmaya yol açmamasını sağlayacak dengeyi de hatırlamakta fayda var. Sonuçta bu alıntı, refaha giden yolculuğun fedakarlık gerektirdiğini, ancak sıkı çalışmayla kazanılan ödüllerin hem anlamlı hem de dönüştürücü olabileceğini, karakteri şekillendirebileceğini ve kişisel gelişimi teşvik edebileceğini hatırlatıyor.