Şair olmak kasıtlı bir karar değildi. Bu kendimi yaparken ve severken bulduğum bir şeydi. Dil bir bağımlılığa dönüştü.
(It wasn't a deliberate decision to become a poet. It was something I found myself doing - and loving. Language became an addiction.)
Bu alıntı, şiire yapılan organik ve kasıtsız yolculuğu özetliyor ve tutkunun bilinçli seçim yerine doğal olarak nasıl gelişebileceğinin altını çiziyor. Dilin karşı konulmaz bir güce dönüşecek kadar derin bir bağ kurabileceğini vurguluyor. Bu, gerçek yaratıcılığın genellikle kasıtlı planlamadan ziyade gerçek tutkudan kaynaklandığı fikriyle yankılanıyor; hevesli şairleri ve sanatçıları doğal eğilimlerini benimsemeye ve zanaatlarına olan sevgilerinin yollarını şekillendirmesine izin vermeye teşvik ediyor.