Çoğumuz istatistiksel dağılımların çoğunun ortasında bir yerde kümeleniyoruz. Ancak çok sayıda çan eğrisi var ve hemen hemen herkes bunlardan en az birinin peşinde. Tuhaf hatıra eşyaları toplayabilir veya ezoterik kitaplar okuyabilir, alışılmadık dini inançlara sahip olabilir veya farklı büyüklükte ayakkabılar giyebilir, nadir hastalıklardan muzdarip olabilir veya belirsiz filmlerden keyif alabiliriz.
(Most of us cluster somewhere in the middle of most statistical distributions. But there are lots of bell curves, and pretty much everyone is on a tail of at least one of them. We may collect strange memorabilia or read esoteric books, hold unusual religious beliefs or wear odd-sized shoes, suffer rare diseases or enjoy obscure movies.)
Bu alıntı, istatistiksel dağılımlar merceğinden insan deneyimlerinin ve özelliklerinin büyüleyici çeşitliliğini vurguluyor. Bireylerin çoğunluğunun standart veya ortalama kategorilere tam olarak uyduğu fikrine meydan okuyor. Bunun yerine, çoğu insanın ortak özellikleri veya davranışları simgeleyen çan eğrisinin ortasında bir yerde olduğunu vurguluyor, ancak aynı zamanda herkesin kendisini çeşitli dağılımların kuyruğuna yerleştiren benzersiz özelliklere sahip olduğunu da kabul ediyor. Bu tanınma, bireyselliğin takdir edilmesini teşvik ederken aynı zamanda ortak yönlerimizi de vurgular. Örneğin, bazılarının alışılmadık hobileri, olağandışı inançları veya alışılmadık rahatsızlıkları olabilir; bunlar istatistiksel olarak nadir görülen ancak toplu olarak zengin çeşitliliğimize katkıda bulunan özelliklerdir. Bu dağıtım perspektifini anlamak empatiyi teşvik edebilir; çünkü bu, alışılmadık veya eksantrik olarak gördüğümüz şeyin, birçok kişi tarafından paylaşılan bir spektrumda yalnızca farklı bir nokta olduğunun altını çizer. Ayrıca insan kimliğinin tek başına ortalamalarla tam olarak anlaşılamayan karmaşıklığına da ışık tutuyor. Herkesin bir dağılımın kuyruğunda olduğunu kabul ederek, alışılmadık özelliklere yönelik damgalamayı azaltıyoruz ve her insanı ilginç kılan benzersizliği kutluyoruz. Bizi, insan farklılıklarını anomaliler olarak değil, geniş bir süreklilikteki doğal varyasyonlar olarak görmeye davet ediyor ve bize bir bağlamda nadir olanın diğerinde yaygın olabileceğini hatırlatıyor. Genel olarak bu bakış açısı, hepimizin kendi açımızdan normlardan saptığımızı, ancak yine de insan değişkenliğinin karmaşık dokusunun bir parçası olduğumuzu vurgulayarak, insan çeşitliliğine karşı daha kapsayıcı ve anlayışlı bir tutumu teşvik eder.