Demolarla ilgili benim düşüncem, genellikle onları bitmiş şeye tercih etmenizdir.
(My thing about demos is that you usually prefer them to the finished thing.)
Demolar genellikle bir projenin ham, gerçek özünü yakalar ve gösterişli son sürümlerde eksik olabilecek bir yakınlık ve özgünlük duygusu sunar. Hem yaratıcıların hem de izleyicilerin gelişim sürecini takdir etmelerine olanak tanıyarak ilerlemeyi ve potansiyeli vurguluyorlar. Bu tercih, kusurluluğun ve yaratıcılıkta denemenin değerini vurgulayarak yolculuğun bitmiş üründen daha ilham verici olabileceğini vurguluyor. Demoları benimsemek sanatsal ifadede dürüstlüğü ve açıklığı teşvik edebilir, yalnızca mükemmelliğe odaklanmak yerine sürekli gelişmeyi teşvik edebilir. Alıntı bize bazen ilk kıvılcımın veya kaba taslağın nihai parlak sonuçtan daha fazla çekicilik ve anlayış barındırdığını hatırlatır.