Şunu belirtmek isterim ki, en korkunç olayların bile anlayabileceğimiz açıklamaları vardır. Ve bunu anlamak bizim için her zaman rahat olmuyor çünkü anlamak için söz konusu insanlardan ne kadar da uzakta olmadığımızı görmemiz gerekiyor.
(One thing that I would like to get across is that even the most horrible events do have explanations that we can understand. And it's not always comfortable for us to understand, because in order to understand, we have to see how we're not so far away from the people in question.)
Bu alıntı, korkunç olaylar karşısında bile insan eylemlerine ilişkin empati ve anlayışın öneminin altını çiziyor. Açıklama arayabileceğimizi kabul etmek, bu eylemleri mazur görmek anlamına gelmez; daha ziyade ortak insanlığımızı ve insanların davranışlarının ardındaki karmaşıklıkları kabul etmek anlamına gelir. Rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmek daha derin bir içgörüye ve belki de sonuçta daha iyi çözümlere yol açabilir. Bizi kendi önyargılarımızla ve varsayımlarımızla yüzleşmeye zorluyor, bölünme yerine şefkati teşvik ediyor. İyileşmeye giden yol çoğu zaman anlamakla başlar, hatta bu anlayış zor ya da rahatsız edici olsa bile.