İlmi kitaplarla sınırlı olan ve serveti başkalarının elinde bulunan kimse, ne ilmini, ne de servetini ihtiyaç halinde kullanamaz.
(One whose knowledge is confined to books and whose wealth is in the possession of others, can use neither his knowledge nor wealth when the need for them arises.)
Bu alıntı, teorik bilgi ile pratik bilgelik arasındaki temel farkın yanı sıra somut zenginlik ve onu etkili bir şekilde kullanma yeteneğinin altını çiziyor. Kişinin bu bilgiyi gerçek dünyadaki durumlara uygulama deneyimi veya fırsatı yoksa, yalnızca kitaplarda saklanan bilgiye sahip olmak sınırlı olabilir. Bilgi, tek başına, aktif olarak kullanılmadığı sürece kullanılmayan bir potansiyel kuyusu gibidir. Aynı şekilde kişinin kontrolünde olmayan veya ihtiyaç duyulduğunda ulaşılamayan zenginlik de amacına hizmet etmemektedir. Bu, kendi kendine yeterliliğin, harekete geçme yeteneğinin ve bilgiyi beceri ve kaynak kontrolüyle bütünleştirmenin önemini vurgulamaktadır. Bu, bilgi ve mülklerin değerli olmasına rağmen, en önemli anlarda bunlardan yararlanma yeteneği ve hazırlığı ile tamamlanması gerektiği şeklindeki eski dersi tekrarlıyor. Modern bağlamlarda bu, kriz veya fırsat zamanlarında etkili bir şekilde yanıt vermek için uygulamalı deneyimin, teknik becerilerin veya yalnızca (finansal, entelektüel veya maddi) kaynaklarınız üzerinde egemenliğe sahip olmanın önemini yansıtabilir. Gerçek hazırlık, öğrenilen bilginin, pratik becerilerin ve kişinin varlıkları üzerindeki mülkiyet veya kontrolün birleşimine dayanır. Bunlar olmadan, hem bilgi hem de zenginlik, statik ve etkisiz olma, ihtiyaç duyulduğunda değişim, destek veya ilerleme sağlama potansiyellerini gerçekleştirememe riskiyle karşı karşıya kalır. Sonuçta bu alıntı bizi pasif birikimi aktif uygulamaya dönüştürmeye, sadece bilgi veya zenginliği değil aynı zamanda bunları anlamlı bir şekilde kullanma kapasitesini geliştirmeye davet ediyor.