İnsanlar her hafta televizyonlarına girdiğinizde sizi tanıdıklarını sanma eğiliminde oluyorlar. Kim olduğundan farklı olduğunu düşünüyorlar. Her duyduğunuza inanmayın.
(People tend to think they know you when you come into their televisions every week. They think you are different than who you are. Don't believe everything you hear.)
Bu alıntı, kamusal algı ile kişisel gerçeklik arasındaki tutarsızlığı vurgulamaktadır. Birisi sürekli olarak kamuoyunun gözü önünde olduğunda, izleyiciler genellikle resmin tamamını gördüklerini varsayarlar, ancak bu genellikle bireyin gerçekte kim olduğunun seçilmiş veya sınırlı bir temsilidir. Kişisel farkındalığı korumanın ve kamuoyunun görüşünü göründüğü gibi değerlendirmemenin bir hatırlatıcısı olarak hizmet eder. Medyadaki tasvirlerin yanıltıcı olabileceğini anlamak, özgünlüğü ve dayanıklılığı teşvik ederek yüzeysel yargılara kapılmamızı engeller.