Roket bilimcileri, kimyasal roketler kullanarak uzayda seyahat etme yeteneğimizin neredeyse sınırına ulaştığımız konusunda hemfikir. Işık hızına yakın bir hıza ulaşmak için yeni bir enerji kaynağına ve yeni bir itici gaza ihtiyacımız olacak. Nükleer fisyon bir seçenek değil.
(Rocket scientists agree that we have about reached the limit of our ability to travel in space using chemical rockets. To achieve anything near the speed of light we will need a new energy source and a new propellant. Nuclear fission is not an option.)
Alıntı, uzay yolculuğunu mevcut yeteneklerin ötesine taşırken karşılaştığımız önemli teknolojik ve bilimsel engelleri vurguluyor. Şimdiye kadar insanlığın uzay araştırmalarının omurgasını oluşturan kimyasal roketler, temel olarak kütlelerine göre üretebilecekleri enerji miktarıyla sınırlıdır. Bu, daha yüksek hızlara ulaşmayı, özellikle de ışık hızına yaklaşmayı çok büyük bir zorluk haline getiriyor. Bu kadar iddialı hedeflere doğru anlamlı bir ilerleme sağlamak için temelde yeni tahrik teknolojileri gereklidir. Nükleer fisyonun bir seçenek olmadığının belirtilmesi, itici güç olarak değerlendirilen denenmiş ve doğrulanmış nükleer yöntemlerin bile belki güvenlik, siyasi veya teknik kaygılar nedeniyle reddedildiğini gösteriyor. Bu durum bilim camiasını nükleer füzyon, antimadde itişi gibi alternatif çözümler veya warp sürücüleri veya solucan delikleri gibi çığır açan fizik kavramları üzerinde düşünmeye itiyor; bu fikirler bu aşamada büyük ölçüde teorik kalıyor. Işık hızına ulaşma arzusu, fizik anlayışımıza ve doğanın dayattığı sınırlara dokunan derin bir zorluk olmaya devam ediyor. Yenilikçi enerji kaynaklarına ve itiş yöntemlerine yatırım yapmak, gelecekteki yıldızlararası keşifler için çok önemlidir. Bu engellerin üstesinden gelmek sadece mühendislikte ilerlemeyi değil, aynı zamanda temel fiziğin daha derin anlaşılmasını da gerektirecektir. Bu alıntı, insanlığın uzaya yolculuğunun mevcut teknolojilerdeki artan iyileştirmelerden ziyade devrim niteliğindeki atılımlara ve ısrarlı bilimsel çabalara bağlı olabileceğinin ciddi bir hatırlatıcısıdır.