Bana, her kabul edilemez fikrin denetlendiği ve bu fikri benimseyen herkesin işinden edildiği, incelikli saldırıların yuvası olan bir üniversite gösterin; ben de size üniversite değil, ideolojik bir esir kampı ve beyin yıkama merkezi olan bir üniversite göstereyim.
(Show me a university which is a hotbed of thin-skinned offence-taking, where every unacceptable idea is policed and every person who happens to hold one is hounded out of a job, and I will show you a university that isn't a university but an ideological prison camp and indoctrination centre.)
Bu alıntı, bazı akademik kurumlarda ifade özgürlüğünü ve farklı bakış açılarını baskılama eğilimini eleştirel bir şekilde vurgulamaktadır. Muhalefetin engellendiği ve güvenlik veya ahlaki sorumluluk kisvesi altında kurallara uymanın dayatıldığı ortamlara karşı uyarıda bulunuyor. Saygılı tartışmayı teşvik etmek önemli olsa da, fikirlerin aşırı denetlenmesi entelektüel gelişimi ve gerçek sorgulamayı engelleyebilir. Üniversiteler, ideal olarak, popüler olmayan fikirleri marjinalleştiren otoriter yerleşim alanları yerine, açık diyalog ve ideolojik mücadele alanları olarak hizmet etmelidir. Duyarlılıklara saygı duymak ile akademik özgürlüğü teşvik etmek arasında bir denge kurmak, yükseköğretimin gerçek amacı açısından çok önemlidir.