Seyirci tam önünüzde, arkanızda, yanınızda, üstünüzde. Her yerdeler. Ve eğer o kişi sana bakmıyorsa, o zaman oradaki kişi sana bakmaktadır. Yani birisi sizi her zaman bu sürükleyici deneyimde tamamen açık ve ulaşılabilir olmanız konusunda sorumlu tutuyor.
(The audience is directly in front of you, behind you, beside you, above you. They're everywhere. And if that person's not looking at you, then that person over there is. So someone is always holding you accountable to being completely open and available in this immersive experience.)
Bu alıntı, özgünlük ve açıklığın önemini vurgulayarak, her ortamda izleyicinin yaygın varlığının altını çiziyor. Günümüzün birbirine bağlı dünyasında sürekli olarak her açıdan gözlemlendiğimizi, şeffaflığı ve gerçek katılımı önemli kıldığımızı hatırlatır. Performansta, iletişimde veya günlük etkileşimlerde başkalarının her zaman izlediğini anlamak, bizi eylemlerimizde ve ifadelerimizde daha dikkatli ve özgün olmaya teşvik eder.