Gördüğünüz ancak gözlerinize ulaşan filmler var. Ayrıca izleyebileceğiniz, boğazınıza kadar uzanan, kalbinize ulaşan filmler de var. 'In the Mood for Love' ise karnıma kadar ulaştı.
(There are films you see that only reach your eyes. Then there are films that you can watch... that reach down to your throat, or reach your heart. 'In the Mood for Love,' though, reached all the way to my belly.)
Bu alıntı, bazı filmlerin üzerimizde yaratabileceği derin duygusal etkiyi güzel bir şekilde yansıtıyor. Bu filmler sadece pasif bir şekilde gözlemlemek yerine içgüdüsel tepkiler uyandırıyor, özümüzün derinliklerindeki duyguları harekete geçiriyor. 'Aşkın Ruh Halinde', sinemanın görsel hikaye anlatımını nasıl aşabileceğini ve fiziksel, neredeyse ilkel düzeyde yankı uyandıran derin bir duygusal bağ kurabileceğini gösteriyor. Bize harika filmlerin eğlendirmekten çok daha fazlasını yaptığını hatırlatıyor; ruhlarımıza dokunuyorlar ve ışıklar açıldıktan sonra bile uzun süre oyalanıyorlar.