İyi bir eğitim aldık ama herkesten daha iyi hissederek oradan ayrılmadık.
(We had a good education, but we didn't walk away feeling better than anybody else.)
Bu alıntı eğitimin derin bir yönüne, onun gerçek amacına ve etkisine değiniyor. Çoğu zaman, eğitim deneyimleri bilgi ve beceri kazandırmayı amaçlar, ancak bunların daha derindeki değeri alçakgönüllülüğü, açık fikirliliği ve başkalarına karşı gerçek saygıyı geliştirmede yatmaktadır. Bireyler eğitimleri nedeniyle kendilerini üstün hissederek ayrıldıklarında, bu durum kibirlenmelerine, toplumdan ve farklı yaşam deneyimleri olan kişilerden kopmalarına neden olabilir. Açıklama, iyi bir eğitim almış olmanın otomatik olarak üstünlük duygusuna veya ahlaki üstünlük anlamına gelmediğini öne sürüyor. Bunun yerine öğrenmeye eşlik etmesi gereken alçakgönüllülüğün ve kişisel farkındalığın önemine işaret ediyor. Eğitim, bir yetki rozeti olmaktan ziyade büyüme, anlayış ve başkalarıyla bağlantı kurmanın bir aracı olmalıdır. Aynı zamanda salt bilgi ile empati bilgeliği arasındaki ayrımı da vurgular. Dengeli bir bakış açısı, gerçek eğitimin alçakgönüllülüğü ve geçmişleri ne olursa olsun başkalarını dinleme ve onlardan öğrenme isteğini içerdiğini kabul eder. Bu yaklaşım hem bireyi hem de toplumu zenginleştirerek daha kapsayıcı ve şefkatli bir ortamı teşvik eder. Bu alıntı, hem eğitimcileri hem de öğrencileri, öğrenmeyle ilişkilendirdikleri değerler üzerinde düşünmeye teşvik ediyor ve bizi, eğitimi, üstünlüğün bir değerinin ölçüsü olarak değil, daha iyi ilişkiler ve topluluklar kurmanın bir yolu olarak takip etmeye teşvik ediyor. Alçakgönüllülüğün ve sürekli büyümenin gerçekten anlamlı bir eğitim deneyiminin temel bileşenleri olduğunu ve herkesin kendini değerli ve saygı duyulduğunu hissettiği bir kültürü teşvik ettiğini hatırlatır. ---Sean Hepburn Ferrer---