İlkokulda öykülerimi yazdığımda, hepsini dalgalı 'E' ile 'Karen E. Bender' olarak imzaladım. Küçük yaşlardan beri yazar olmayı istiyordum ve bu isim, yani E, bunu nasıl yapacağımı biliyormuşum gibi davranmanın bir yoluydu.
(When I wrote my stories in elementary school, I signed them all 'Karen E. Bender' with the squiggly 'E.' I wanted, from an early age, to be a writer, and that name - that E - was a way of pretending I knew how to do it.)
Bu alıntı, çocukluk hayallerine eşlik eden erken dönem özlemleri ve kimlik oluşumunu güzel bir şekilde yansıtıyor. Konuşmacı, genç yaşlardan itibaren yazar olma arzusunu gösterir ve öyküleri ayırt edici bir 'E' ile imzalamak, yalnızca bir isimden daha fazlasını ifade eder; istek uyandıran bir kişiliği sembolize eder. Dalgalı 'E', gerçeklik ile fantezi arasındaki sınırların sıklıkla bulanıklaştığı bir dönem olan çocukluğun yaratıcı ve eğlenceli doğasını yansıtıyor. Bu imzayı benimseyen genç yazar, varlık ve yazarlık fikrini deneyimliyor, hayran oldukları veya sahip olmayı arzuladıkları nitelikleri bünyesinde barındıran bir kişilik yaratıyordu.
Erken yaşta yazmak gibi karmaşık bir şeyin nasıl yapılacağını biliyormuş gibi davranma süreci, kendine inanmanın ve insanın tanınma ve onaylanma arzusunun önemini ortaya koymaktadır. Çocukların, öğrenmenin ve kimlik gelişiminin hayati bir parçası olan uzmanlık sembollerini, anlamlarını tam olarak kavramadan çok önce nasıl taklit edip içselleştirdiklerinin altını çiziyor. Dahası, bu ayrıntılı imzayla imzalama eylemi, bir yetkilendirme eylemi, hayallerin henüz tam anlamıyla ulaşılabilir görünmeden beyan edilmesi olarak görülebilir.
Bu alıntı üzerine düşünüldüğünde, erken dönemdeki tutkuları beslemenin önemi ve hayal gücünün gelecek arzularını şekillendirmedeki rolü hakkındaki evrensel bir gerçeğin farkına varılır. Aynı zamanda, ister çocuk ister yetişkin olarak, kim olduğumuza dair kendimize anlattığımız hikayelerin genellikle aynı masumiyet, özlem ve hayali oyun karışımıyla hazırlanmış olduğunu dokunaklı bir şekilde hatırlatır. Bu tür çocukluk ifadeleri, gerçek hırsın tohumlarıdır ve olgunlaştıkça sonunda gerçek becerilere ve başarılara dönüşür; ancak başlangıçtaki rol yapma ve hayal etme eylemi, yaratıcı kimliğimizin hayati bir parçası olmaya devam ediyor.