Kamu liderleri kamusal tartışmaları savaş sözcüklerine dönüştürdüklerinde - 'düşmanlar', 'cehenneme gidin', 'saldırı' - en sinirli takipçilerinin işleri kendi ellerine almasını sağlıyorlar ve ne yazık ki bazıları bunu yapıyor.
(When public leaders turn public debates into words of war - 'enemies' 'go to hell' 'attack' - they are enabling the edgiest of their followers to take things into their hands, and unfortunately, some of them do.)
Bu alıntı, liderlerin kullandığı retoriğin tehlikeli gücünü vurguluyor. Siyasi figürler meseleleri düşmanlar veya savaş çerçevesinde çerçevelediğinde, takipçilerinin saldırgan ve hatta zararlı eylemlerde bulunma konusunda kendilerini haklı hissedebilecekleri kutuplaşmış bir ortama katkıda bulunurlar. Sorumlu liderlik, şiddete veya kaosa yol açabilecek bölünmeleri yoğunlaştırmak yerine diyaloğu ve anlayışı teşvik etmeyi içerir. Alıntı, liderlere sözlerinin etkisi konusunda bir uyarı niteliği taşıyor ve toplumun sağlığı için yapıcı iletişimi teşvik etmenin önemini vurguluyor.