Tüketim mallarının üretimini artırırken, insanlara yönelik refah hizmetlerini iyileştirmeye de büyük çaba harcamalıyız.
(While boosting the production of consumer goods, we should channel great efforts into improving the welfare service for the people.)
Bu alıntı, yalnızca ekonomik çıktıyı arttırmanın değil aynı zamanda vatandaşların refahını sağlamanın önemini vurgulayarak ulusal kalkınmaya dengeli bir yaklaşımı vurgulamaktadır. Sadece üretime odaklanmak toplumsal refahı göz ardı edebilir ve bu da yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Hükümetler, refah hizmetlerine yatırım yaparak, ekonomik kazanımların herkes için somut faydalara dönüştüğü daha sağlıklı, daha eşitlikçi bir toplumu teşvik edebilir. Bu bütünsel görüş, ekonomik genişlemenin yanı sıra insani ihtiyaçları ve sosyal ilerlemeyi ön planda tutan büyümeyi savunan sürdürülebilir kalkınma ilkeleriyle uyumludur.