Ve yeryüzünün övgüsüne layık olan gülümseme, gözyaşları arasında parlayan gülümsemedir.
(And the smile that is worth the praises of earth is the smile that shines through tears.)
Bu alıntı insanın dayanıklılığının ve gerçek duygularının derin bir yönünü yansıtıyor. En anlamlı gülümsemelerin genellikle zorluklardan, üzüntülerden veya hayatın kaçınılmaz mücadelelerinden doğan gülümsemeler olduğunu öne sürüyor. Birisi gözyaşları arasında gülümsemek için bir neden bulduğunda, bu derin bir içsel gücü ve acıyı aşan bir umut kapasitesini yansıtır. Böyle bir gülümseme özgündür; bu, maskeler ya da yüzeysel mutluluk değil, insan ruhunun üzüntüde bile dayanma ve güzelliği bulma yeteneğinin bir kanıtıdır. Başkalarındaki gerçek duygusal gücün farkına varmak, şefkat ve anlayışa ilham verebilir. Bize kırılganlığın ve sıkıntıların zayıflık işareti olmadığını, çoğunlukla derin büyüme ve gerçek neşe için katalizör olduğunu hatırlatır. Gözyaşlarından doğan gülümsemeler daha fazla ağırlık taşıma eğilimindedir çünkü bunlar gerçeklikle, yani acının zarafetle eşleştirilmiş dürüst bir kabulüyle ilişkilendirilir. Umudu, dayanıklılığı ve en karanlık anlarda bile ışığı görebilme kapasitesini simgeledikleri için hayranlık duygusu uyandırırlar. Genel olarak, bu alıntı bizi gerçek duygusal ifade anlarına değer vermeye ve gözyaşları arasında gülümsemenin gerektirdiği sessiz cesareti takdir etmeye teşvik ediyor ve bu tür ifadelerin insanlık durumunun en asil erdemleri arasında olduğunu vurguluyor.