Popüler düşüncenin aksine, koşuşturma yeni bir dans adımı değil, eski bir iş prosedürüdür.
(Contrary to popular opinion, the hustle is not a new dance step - it is an old business procedure.)
Fran Lebowitz'in bu sözü, modern kültürel argo terim olan "hustle" ile gerçek iş kökenlerini zekice bir araya getiriyor. Günümüzde "koşuşturma" sözcüğünü duymak çoğu zaman akla 1970'lerin enerjik disko dansını veya sürekli üretkenlik ve hırsa odaklanan hızlı tempolu bir yaşam tarzını getiriyor. Ancak bu yansıma bize koşuşturmanın sadece yüzeysel çekicilik veya modaya uygun çağrışımla ilgili olmadığını hatırlatıyor; geleneksel iş uygulamalarına, diğer bir deyişle, uzun süredir girişimcilik başarısını belirleyen amansız çabaya, stratejik planlamaya ve kalıcı temellere derinlemesine kök salmıştır.
Burada derinden yankılanan şey, "acele" kelimesinin ardındaki mirası ve ciddiyeti kabul etme çağrısıdır. Bu yalnızca bir slogan ya da abartılı bir moda sözcük değil; bu, bir şeyleri gerçekleştirmek için gereken zamansız bağlılığın bir kanıtıdır. Pek çok modern retorik, koşuşturma kültürünü sadece aralıksız, acımasızca öğütmek olarak yüceltiyor, ancak bu, bu tür enerjinin üzerine inşa edildiği iş prosedürlerinin yapılandırılmış, yöntemsel doğasını gözden kaçırıyor. Bu alıntı bizi kültürel ifadeler ile bunların pratik kökenleri arasındaki noktaları birleştirmeye zorluyor, başarı ve çabaya ilişkin daha incelikli bir anlayışı teşvik ediyor.
Dahası, yaratıcılık ile iş dünyasının sıklıkla çatıştığı bir çağda, Lebowitz'in bakış açısı bizi her türlü çabanın ardındaki temel süreçlere saygı duymaya teşvik ediyor. Yalnızca stile veya trende kapılmak yerine, esasa, disipline ve tarihe değer vermenin bir hatırlatıcısı var. Sonuçta mesaj, hareketin canlılığı ve heyecanını nesiller boyunca geliştirilen uygulamanın olgunluğu ve bilgeliğiyle harmanlayarak, koşuşturmanın dengeli bir şekilde takdir edilmesini savunuyor.