Carnegie Mellon ve Stanford'da bir üniversite profesörü olarak bile kendimi bir girişimci olarak gördüm ve dışarı çıktım, riskler aldım ve DARPA Grand Challenge'a katılmak ve sürücüsüz arabalar üzerinde çalışmak gibi yeni şeyler icat etmeye çalıştım.
(Even as a college professor at Carnegie Mellon and Stanford, I saw myself as an entrepreneur, and I went out, took risks, and tried to invent new things, such as participating in the DARPA Grand Challenge and working on self-driving cars.)
Bu alıntı, kişinin resmi konumu veya unvanı ne olursa olsun girişimci ruhun önemini örneklendirmektedir. Yenilik ve risk almanın yeni kurulan şirketler veya iş ortamlarıyla sınırlı olmadığını, akademi ve araştırma genelinde hayati önem taşıdığını vurguluyor. Böyle bir zihniyeti benimsemek, sürücüsüz arabalar gibi arayışların da gösterdiği gibi, çığır açıcı ilerlemelere yol açabilir. Geleneksel sınırların ötesine geçme isteği, yaratıcılığı ve ilerlemeyi teşvik ederek başkalarına işlerinde proaktif ve deneysel bir yaklaşım benimseme konusunda ilham verir.