Bu andan itibaren evren, özneden bağımsız, nedensel ilişkilerle birbirine bağlanan ve nesnel uzay ve zamana yerleştirilmiş kalıcı nesnelerin bir araya gelmesiyle inşa edilir.
(From this time on, the universe is built up into an aggregate of permanent objects connected by causal relations that are independent of the subject and are placed in objective space and time.)
Bu alıntı, bilimsel ve felsefi merceklerle algılandığı şekliyle gerçekliğin doğasını anlamada temel bir bakış açısını vurgulamaktadır. Belirli bir noktadan itibaren evrenin, zaman içinde tutarlı kimlikleri koruyan kalıcı nesnelerin bir koleksiyonu olarak görülebileceğini öne sürüyor. Bu nesneler nedensel ilişkiler yoluyla birbirine bağlıdır; bu durum, olayların ve varlıkların, öznel veya bireysel bilince bağlı olmaktan ziyade, nesnel ve keşfedilebilir yasalara göre birbirlerini etkilediğini ima eder. Bu kavram, algımızdan bağımsız olarak var olan bir dış gerçekliği vurgulayan klasik bilimsel dünya görüşüyle yakından uyumludur. Bu nesnelerin 'nesnel uzay ve zamana yerleştirildiği' iddiası, evrenin, konum, süre ve nedenselliğin iyi tanımlanmış kurallara uyduğu ölçülebilir ve tutarlı bir çerçevede yapılandırıldığı fikrini daha da güçlendiriyor. Böyle bir bakış açısının epistemoloji üzerinde derin etkileri vardır; çünkü insanlığın evren hakkında gerçek bilgiye gözlem, ölçüm ve mantıksal akıl yürütme yoluyla ulaşabileceği inancını destekler. Aynı zamanda algımızın doğası, gerçeklik ve insan anlayışının sınırları hakkında felsefi soruları da gündeme getirir; algımızın bu nesnel yapıyı gerçekten yakalayıp yakalamadığı veya gerçekliğin doğası gereği erişilemez kalan yönleri olup olmadığı dikkate alınır. Genel olarak bu alıntı, evreni nedensel yasalarla yönetilen istikrarlı, düzenli bir sistem olarak algılayan, varoluşun dokusuna dair bilimsel araştırmaya ve felsefi araştırmaya ilham veren bir dünya görüşünü özetlemektedir.