{Harry} her zaman belli belirsiz bir huzursuzluktan, bir macera özleminden acı çekmişti ve kendi kendine bunun küçük bir çocukken çok fazla roman okumasının sonucu olduğunu ciddi şekilde söylüyordu.
({Harry} had always suffered from a vague restlessness, a longing for adventure that she told herself severely was the result of reading too many novels when she was a small child.)
Harry, çocukluğundaki macera romanları okuma alışkanlığına atfettiği ısrarlı bir huzursuzluk ve tatminsizlik duygusu yaşadı. Bu heyecan ve keşif özlemi, sıradan çevresinin ötesinde daha tatmin edici bir hayata yönelik daha derin bir arzunun işaretiydi.
Her ne kadar duygularını geçmişte okuduklarının bir sonucu olarak görmezden gelmeye çalışsa da, içinde maceraya özlem duyan önemli bir kısım da vardı. Bu iç çatışma onun yolculuğuna zemin hazırladı ve onu bekleyen dönüştürücü deneyimlerin ipuçlarını verdi.