Başarısızlıklardan ancak çaba göstermeyen kişi muaftır.
(He only is exempt from failures who makes no effort.)
Bu alıntı, başarısızlığın büyümenin ve başarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Başarısızlıktan gerçek muafiyetin yalnızca risksiz bir varoluşu seçenler, başka bir deyişle hiçbir çaba göstermeyenler için mümkün olduğunu öne sürüyor. Temel mesaj bizi başarısızlık algımızı yeniden düşünmeye davet ediyor; onu olumsuz bir son nokta olarak görmek yerine öğrenme sürecinin değerli bir bileşeni olarak görmeliyiz. Her çaba, özellikle de risk veya zorluk içerdiğinde kaçınılmaz olarak başarısızlık olasılığını taşır. Ancak bu başarısızlıklar yenilginin işareti değil; öğrenme, uyum sağlama ve gelişme fırsatlarıdır. Eğer kişi çabadan tamamen kaçınırsa, belki de güvenli davranarak veya kendine meydan okumayı reddederek başarısızlıktan kaçınabilir. Ancak bunu yaparken aynı zamanda büyüme ve başarıdan da kaçınırlar. Alıntı, aksilik potansiyeline rağmen çabayı benimsemenin öneminin altını çiziyor çünkü çabanın kendisi deneyim ve becerilerimizi zenginleştiriyor. Başarısızlıktan kaçınmanın sahte rahatlığı yerine azme değer veren bir zihniyeti teşvik eder. Başarı genellikle tekrarlanan girişimlerden kaynaklanır; her başarısızlık, ustalığa doğru bir basamak görevi görür. Dolayısıyla başarısızlık, yetersizliğin kanıtı değil, ilerlemenin önemli bir unsurudur. Bu bakış açısını benimsemek dayanıklılığı, yaratıcılığı ve anlamlı hedeflerin peşinde koşma konusunda gerçek bir istekliliği teşvik eder. Sonuçta bu alıntı, tüm potansiyel başarısızlıklarıyla birlikte çabanın bizi ileriye iten ve başarılı olanları, ilgili risklerden kaçınmayı seçerek durgun kalanlardan ayıran şey olduğunu hatırlatır.
---Richard Whately---