Gerçekten harika bir yetiştirilme süreci geçirdim. Biz sıkı bir aileydik. Bu kadar çok kardeşle büyümek harikaydı. Aramızda sadece bir veya iki yıl vardı ve her zaman birbirimize çok destek olduk. Her şeyi ağabeyimden ve kız kardeşimden öğrendim ve küçük kız kardeşlerime de öğrettim.
(I had a really wonderful upbringing. We were a tight family. It was wonderful to grow up with so many siblings. We were all just a year or two apart, and we were always so supportive of each other. I learned everything from my older brother and sister and taught it to my younger sisters.)
Bu alıntı, güçlü ve birbirine bağlı bir ailenin sağlayabileceği derin değeri güzel bir şekilde göstermektedir. Sadece bir veya iki yıl arayla kardeşlerle birbirine sıkı sıkıya bağlı bir ailede büyümek, paylaşılan deneyimler ve karşılıklı destekle dolu benzersiz bir ortam yaratır. Yalnızca aile içindeki sıcaklığı ve birliği değil, aynı zamanda kardeşlerin hem mentor hem de öğrenci olarak oynadığı önemli rolü de vurguluyor. Büyük ve küçük kardeşler arasındaki bilgi alışverişi, sevgi ve güvene dayalı, doğal ve zahmetsiz bir öğretme ve öğrenme sürecini yansıtır. Aynı zamanda, her neslin bir öncekinden öğrenip bilgi ve değerlerini aktarması nedeniyle aile bağlarının sürekliliğini de vurguluyor. Böyle bir ortamın empatiyi, işbirliğini ve dayanıklılığı beslemesi muhtemeldir. Bu alıntı bende bir etki bıraktı çünkü aile desteğinin kişisel büyüme ve gelişmede güçlü bir güç olduğunu hatırlatıyor. İnsanın bağlantı kurma ihtiyacından ve çocuklukta oluşan bağların kimliğimizi ve gücümüzü nasıl şekillendirebileceğinden bahsediyor. Bireysel başarının sıklıkla vurgulandığı bir dünyada, bu bakış açısı bizi nazikçe topluluğun, ortak tarihin ve aile içindeki işbirliğinin önemine geri getiriyor. Bu, yalnızca hayatı tek başına yönlendiren bireyler olmadığımızı, aynı zamanda birlikte öğrenen ve gelişen bir kolektifin parçası olduğumuzu öne sürüyor.