Evimi seviyorum, Londra'da elimden geldiğince çok zaman geçiriyorum ve iş için seyahat etmekten mümkün olduğunca kaçınmaya çalışıyorum. Bazen oyuncu olmak için gerçekten yetersiz donanıma sahip olduğumu düşünüyorum.
(I love my home, spend as much time in London as I can, and try wherever possible to avoid travelling for work. Sometimes I think I'm really badly equipped to be an actress.)
Bu alıntı, profesyonel oyunculuk kariyerinin taleplerine karşı kişisel konfor ve ev yaşamının önemini vurguluyor. Seyahatle birlikte gelen belirsizlikler ve aksaklıklar karşısında istikrar ve aşinalık arzusunu yansıtır. Konuşmacı, eve yakın olmanın getirdiği basitliğe ve temele değer veriyor gibi görünüyor ki bu, genellikle oyunculuk işlerinin turne veya seyahat doğasıyla çelişebilir. Bu ikilem, kişisel refahı ile tutkularının peşinde koşmayı dengelemeye çalışan birçok kişide yankı buluyor. Aynı zamanda kişinin kariyer seçimlerine yaklaşımını şekillendiren algılanan sınırlamaları ve tercihleri kabul ederek kişisel farkındalığa da değinir.