Hiç resmi bir eğitim almadım. Yani aklım sağduyumdur. Benim için başka hiçbir şey yok. Ve sağduyum içgüdünün kapısını açıyor.
(I never got a formal education. So my intellect is my common sense. I don't have anything else going for me. And my common sense opens the door to instinct.)
Bu alıntı, doğuştan gelen akıl yürütmenin ve pratik zekanın örgün eğitim üzerindeki gücünü ve değerini vurgulamaktadır. Gerçek dünyadaki sağduyunun çoğu zaman yapılandırılmış öğrenme yoluyla elde edilen teorik bilgiyi aşabileceği fikrinin altını çiziyor. Konuşmacı, sağlam kararlar verme yeteneklerinin akademik yeterliliklerden ziyade içgüdülere ve pratik anlayışa dayandığını vurguluyor. Böyle bir bakış açısı bize öğrenmenin yalnızca ders kitaplarına ya da sınıflara bağlı olmadığını; deneyim, sezgi ve sağduyu bilgeliğin eşit derecede hayati bileşenleridir. Bu duygu, pratik zekanın ve içgüdüsel muhakemenin meşru ve değerli bilgi biçimleri olduğunu vurgulayarak, resmi nitelikler olmadan kendini yetersiz hissedebilecek bireyler için bir teşvik görevi görebilir. Dahası, özellikle ders kitabı bilgilerinin yeterli olmayabileceği karmaşık veya alışılmadık durumlarda yön bulurken kişinin içgüdülerine güvenmenin önemine ışık tutar. Aynı zamanda kişisel ve profesyonel gelişimde deneyimsel öğrenmenin ve doğal anlayışın sıklıkla gözden kaçırılan önemine de odaklanıyor. Mesaj, kişinin doğuştan gelen yeteneklerine olan güveni savunuyor ve bize hayattaki derslerin genellikle yalnızca resmi eğitimden ziyade gerçek dünyadaki deneyimlerden kaynaklandığını hatırlatıyor. Kişisel sezgiyi tanımak ve geliştirmek, anlayışlı karar almaya ve gerçek anlayışa yol açabilir, bu da çoğu zaman başarıya ve tatmine yol açar.