Çoğu zaman hiç konuşmadığıma, sustuğuma pişman oluyorum.
(I regret often that I have spoken never that I have been silent.)
Bu alıntı iletişimin ve yansımanın doğasına dair derin bir anlayışın altını çiziyor. Çoğu zaman insanlar sessizlikten, kaçırılan fırsatlardan veya yanlış anlaşılmaktan endişe duyarak korkarlar. Ancak bu ifade, düşünmeden ve tedbirsizce konuşmanın, susmaktan daha sık pişmanlığa yol açtığını öne sürüyor. Sessizliğin koruyucu ve güçlü bir araç olabileceğini vurgulayarak, ne zaman konuşacağınızı seçmenin bilgeliği vardır. Aynı zamanda iletişimde farkındalığı teşvik ederek bireyleri, sözlerini ifade etmeden önce sözlerinin etkisini dikkatle düşünmeye teşvik eder. Dürtüsellik ve kötü bir şey söyleme pişmanlığı, geri durma ve sessiz kalma pişmanlığından daha yaygın ve kalıcı görünmektedir. Bu düşünce bizi her sessizliği doldurma eğilimimizi yeniden düşünmeye ve bunun yerine düşünceli dinlemenin ve iç gözlemin değerini takdir etmeye zorlar. Bize kelimelerin gücü ve sonuçları olduğunu ve kısıtlamanın bazen laf kalabalığından daha iyi hizmet edebileceğini hatırlatır. Genel olarak bu alıntı, öz kontrolün, duygusal zekanın ve ifade ile sessizlik arasındaki dengenin daha iyi anlaşılmasını teşvik ediyor.