İnancın her gün ortaya çıkan küçük hardal tohumu olduğunu düşünüyorum. Örneğin, 'Bu kişiyi sevecek miyim? Bu kişiyle inancımı paylaşacak mıyım? O küçük duayı mı kılacağım?' Bu küçük hardal tohumu fırsatlarını yakaladığınız ve sonra Tanrı'nın ne yaptığını gördüğünüz gerçekten günlük bir şeydir.
(I think faith is the small mustard seed of opportunities every day. For example, 'Am I going to love this person? Am I going to share my faith with this person? Am I going to pray that little prayer?' It really is a daily thing where you seize those little mustard seed opportunities and then see what God does.)
Bu alıntı, günlük hayatımızdaki küçük inanç ve nezaket eylemlerinin derin gücünü güzel bir şekilde özetlemektedir. Çoğunlukla, yalnızca büyük jestlerin önemli olduğuna inanarak, birini sevmeyi seçmek, inançlarımızı paylaşmak veya basit bir dua etmek gibi görünüşte küçük fırsatların önemini küçümseyebiliriz. Ancak hardal tohumu metaforu bize, küçük başlangıçların, özellikle daha yüksek bir amaç için inanç ve güvenle eşleştirildiğinde anlamlı ve etkili sonuçlara yol açabileceğini hatırlatır. Her gün bize sevgiyle, cesaretle ve samimiyetle hareket etme şansı sunuyor ve dönüşüm ancak bu tutarlı, mütevazi adımlarla gerçekleşiyor. Bu küçük fırsatları benimsemeyi seçtiğimizde (ister ihtiyacı olan birine ulaşmak, ister bir umut mesajı paylaşmak, ister sadece dua etmek için durmak olsun), başlangıçta hayal ettiğimizden çok daha büyük bir şeye dönüşebilecek tohumları ekiyoruz. Başarı ve dönüşüm nihai olarak ilahi koordinasyonun elinde olduğundan, sonuç genellikle anlık anlayışımızın ötesindedir. Bu bakış açısı, küçük, sadık eylemlerimizin bir dalga etkisi yaratabileceğini, başkalarına ilham verebileceğini ve öngörülemeyen nimetler getirebileceğini kabul ederek, günlük rutinlerimizde farkındalık ve kararlılık zihniyetini benimsememizi teşvik eder. Bize inancın sadece anıtsal anlara mahsus olmadığını, her gün, tohum tohum inşa edildiğini ve çok mütevazı başlangıçlardan olağanüstü sonuçlar elde edildiğini hatırlatır.