Bence korku bizi uçurumun kenarına gitmekten alıkoyan şey. Demek istediğim, bir yarış arabası sürücüsü olarak, bir yarış arabası sürücüsünü iyi yapan şeyin korkusuz bir insan olduğunu düşünmüyorum. Sanırım kontrolden çıkmış bir şeyin direksiyonunda olmaktan rahat olan biri.
(I think fear is what keeps us from going over the edge. I mean, as a race car driver, I don't think what makes a good race car driver is a fearless person. I think it's somebody that is comfortable being behind the wheel of something that's somewhat out of control.)
Bu alıntı, özellikle yarış gibi yüksek riskli ortamlarda korkunun ve performansın doğasına dair derin bir fikir veriyor. Konuşmacı, cesaretin korkusuzlukla eşdeğer olduğu şeklindeki geleneksel düşünceye meydan okuyor. Bunun yerine, gerçek cesaretin korkuyu kabul etmeyi ve buna rağmen ilerlemeyi seçmeyi gerektirdiğini öne sürüyorlar. Riskin, belirsizliğin ve hatta kaosun varlığında rahat olmak, güvenin ayırt edici özelliğidir. Yaşamın ve işin birçok alanında, başarısızlık veya tehlike korkusu felç edici olabilir ve insanları ileriye yönelik gerekli adımları atmaktan alıkoyabilir. Ancak bu bakış açısı, algılanan tehlike koşulları altında faaliyet gösterme yeteneğinin, riskten tamamen kaçınmaktan daha değerli olduğunu göstermektedir. Yarış benzetmesi, ustalığın korkunun ortadan kaldırılmasından değil, onu etkili bir şekilde yönetmekten kaynaklandığı fikrini göstermektedir. Tıpkı bir yarış arabası sürücüsünün çevresinin, sınırlarının ve aracının öngörülemeyen davranışlarının farkında olması gerektiği gibi, önemli zorluklarla karşı karşıya kalan bireyler de korkularını tanımalı ve bunların üstesinden gelmelidir. Rahatsızlık ve belirsizliği kucaklamak, zayıflık yerine güç kaynağı haline gelir. Bu zihniyet büyümeyi, dayanıklılığı ve zor durumlarla başa çıkmada gerçekçi bir yaklaşımı teşvik eder. Sınırları zorlamanın çoğu zaman 'kontrol dışı' ortamlarda rahat olmamızı gerektirdiğini, bunun da kişisel gelişime ve olağanüstü başarılara yol açtığını hatırlatır. Korkuyu bir engelden ziyade bir araç olarak kabul etmek, günlük hayatımızdaki risklere ve engellere yaklaşımımızı temelden değiştirebilir.