Süpermodel olmasam bile mutlu olurdum. Tadını almak istediğim her şeyin tadına varabilmek beni mutlu ediyor.
(I would be happy not even being a supermodel. Being able to get a taste of everything that I want a taste of makes me happy.)
Bu alıntı, toplumsal etiketlerin veya başarıların ötesinde çeşitliliği ve tatmini deneyimlemenin değerini vurguluyor. Bu, geleneksel başarıya kıyasla kişisel keşif ve mutluluğu ön planda tutan bir zihniyeti yansıtıyor. Çok çeşitli deneyimleri benimsemek, gerçek neşe ve kişisel farkındalık getirebilir; bu da bize tatminin, belirli unvanlar veya övgülerden ziyade, çoğunlukla üstlendiğimiz yolculuklardan geldiğini hatırlatır. Sabit kimlikler yerine mutluluğu çeşitlilikte ve kişisel gelişimde bulan bir bakış açısını teşvik eder.