Amerika'da eğer ciddiyseler sanatçıları görmezden gelmemiz gerektiğini biliyoruz.
(In America, we know to ignore artists if they're serious in any way.)
[Markdown formatı] Alıntı, toplumun sanatçılara ve onların Amerikan kültüründeki çalışmalarına karşı tutumu hakkında kışkırtıcı bir ifade sunuyor. Bu, sanatta ciddiyetin veya ciddiyetin her zaman takdir edilmeyebileceğini, hatta tanınmayabileceğini öne sürüyor; bu da popüler kültürün derinlik ve samimiyet yerine yüzeyselliği, eğlenceyi veya gösteriyi tercih etme eğiliminde olduğunu ima ediyor. Bu bakış açısı, ticari başarıyı veya kitlesel çekiciliği gerçek sanatsal ifadenin önüne koyan bir toplumda sanatsal değerin nasıl algılandığı ve ödüllendirildiği üzerine düşünmeye davet ediyor.
Pek çok bağlamda, geleneklere meydan okuyan, karmaşık ya da tartışmalı konulara giren ya da yalnızca samimiyet peşinde koşan sanatçılar, kendilerini marjinalleştirilmiş ya da yanlış anlaşılmış halde bulabilirler. Alıntı, ciddiyeti gösterişli ya da alakasız olarak değerlendiren kültürel bir eğilimin altını çiziyor olabilir; belki de kırılganlıktan duyulan rahatsızlığı ya da toplumsal normlara meydan okumayan eğlence tercihini açığa vuruyor olabilir.
Böyle bir zihniyet sanatsal ilerlemeyi engelleyebilir ve sanatın hakikatin ve insan deneyiminin yansıması olma rolünü azaltabilir. Bu aynı zamanda tüketicilik, yüzeysel medya veya derinliğin hafife alındığı yüzeyselliğin özden ziyade kutlanması gibi daha geniş toplumsal sorunları da yansıtabilir.
Ancak alıntı aynı zamanda hem sanatçıları hem de izleyicileri sanatta neye değer verdiklerini düşünmeye zorluyor. Gerçek yaratıcılığın genellikle kayıtsızlık veya düşmanlık karşısında azim gerektirdiğini hatırlatır. Sonuçta, onlara karşı toplumsal önyargılara bakılmaksızın ciddi, özgün sanatsal çabaları desteklemenin ve tanımanın önemi üzerine düşünmeye teşvik ediyor. Sanatta samimiyeti göz ardı eden bir kültür, gerçek anlamda düşünme, gelişme ve anlama kapasitesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
---Stephen Colbert---