Felsefe dersinde sanırım sonunda 'iyi'nin sonsuz derecede yinelenen bir terim olduğuna karar verdik; kendisi dışında tanımlanamaz. İyi iyidir çünkü kötüden iyidir, yine de neden iyi olmanın kötüden daha iyi olduğu iyiyi nasıl tanımladığınıza bağlıdır ve bu böyle devam eder.
(In philosophy class I think we finally decided that 'good' is an infinitely recursive term - it can't be defined except in terms of itself. Good is good because it's better than bad, though why it's better to be good than bad depends on how you define good, and on and on.)
Felsefe dersindeki bir tartışmada 'iyi' kavramı, basit tanıma meydan okuyan, karmaşık ve yinelenen bir terim olarak ortaya çıktı. 'İyi'yi anlamanın 'kötü' ile karşılaştırılmasına bağlı olduğunu, ancak bu karşılaştırmanın kendisinin bireysel iyilik yorumlarından etkilendiğini ortaya koyuyor. İyiyi yalnızca kendi terimlerine dayanarak tanımlama döngüsü, kesin bir çözümü olmayan felsefi bir meydan okumayı göstermektedir.
Bu keşif, ahlak algımızın son derece öznel olabileceğini, her tanımın kişisel inançlar ve toplumsal normlar tarafından şekillendirildiğini gösteriyor. Bu haliyle, kişinin iyi anlayışının sürekli olarak kendine referans verdiği ve kişiden kişiye değiştiği sonsuz bir döngü yaratır, bu da onu ahlak felsefesi içinde derin ve karmaşık bir konu haline getirir.