Şunu vurgulamakta yarar var: Afrika da 11 Eylül saldırılarının kurbanı.
(It is important to stress: Africa is also a victim of the September 11 attacks.)
Alıntı, 11 Eylül saldırılarının küresel yansımalarının sıklıkla gözden kaçırılan bir yönünü vurguluyor: Afrika'nın tesadüfi mağduriyeti. New York ve Washington D.C.'deki saldırılar öncelikli olarak ABD'yi hedef alsa da dalga etkisi dünya çapında yayıldı ve birçok ülkeyi jeopolitik ve ekonomik bağlarına göre farklı şekilde etkiledi. Diğer birçok bölge gibi Afrika da olayların bir sonucu olarak bir kırılganlık hissi ve dış politika değişiklikleri yaşadı. Bu, modern dünyamızın birbirine bağlılığını vurguluyor ve hiçbir ülkenin uluslararası krizlerden izole olmadığını gösteriyor. Bildiri aynı zamanda bizi küresel trajedinin mevcut eşitsizlikleri ve kırılmaları nasıl büyüttüğü, Afrika'nın güvenliğini, ekonomik istikrarını ve sosyo-politik dinamiklerini nasıl incelikli bir şekilde etkilediğini düşünmeye davet ediyor. Çoğunlukla halihazırda yoksulluk, çatışma ve az gelişmişlik gibi kendi karmaşık sorunlarıyla boğuşan kıta, kendisini 11 Eylül saldırılarının tetiklediği uluslararası politikalar ve tepkilerden daha da marjinalleşmiş veya etkilenmiş halde bulabilir. Alıntı, küresel trajedilerin tüm bölgeleri eşit şekilde etkilemediğini ve dayanışmanın, doğrudan olaya dahil olmayan ancak ikincil sonuçlara maruz kalanlar da dahil olmak üzere tüm mağdurları dikkate alması gerektiğini hatırlatıyor. Afrika'yı bir kurban olarak kabul etmek, küresel olayların daha geniş etkilerine ilişkin kolektif sorumluluğun ve farkındalığın önemini vurgulayarak, uluslararası güvenlik ve insani çabalara daha kapsayıcı bir yaklaşımı teşvik edebilir. Afrika'nın güvenlik, terörizm ve dayanıklılık konusundaki küresel diyalog deneyimlerini dikkate alan genişletilmiş bir perspektifi teşvik ediyor.