Pozitif hukukun kurulduğu her yerde, tüm olağan durumlarda, kendimizi bu yasanın lafzına göre sınırlamak ve suçluya, eğer kendisi için bir fayda sağlayacaksa, yasanın kendisine sağladığı herhangi bir kaçınma veya kaçıştan tüm faydayı sağlamasına izin vermek şüphesiz arzu edilen bir durumdur.
(It is questionless desirable in all ordinary cases, wherever positive law is established, to restrain ourselves within the letter of that law and to allow the criminal all the benefit, if benefit to him shall result, of any evasion or escape that the law shall afford him.)
Bu alıntı, kanunların lafzına sıkı sıkıya bağlı kalmanın önemini vurgulayarak, yasal mevzuatın normal kapsamı dahilinde, bireylerin ve yetkililerin, kanunları açık ifadelerinin ötesinde aşmaktan veya yorumlamaktan kaçınmaları gerektiğini öne sürüyor. Buradaki öneri, yasanın kendisinin, kötü niyetli aktörlerin yararına olabilecek kaçınma veya kaçış fırsatları da dahil olmak üzere, adalet ve hakkaniyet için mekanizmalar sağlamasıdır. Ahlaki ve pragmatik bir perspektiften bakıldığında bu yaklaşım, öngörülebilirliği ve tutarlılığı teşvik ederek hukuk sisteminin bütünlüğünü korumayı amaçlamaktadır. Adaletin, haksız veya keyfi sonuçlara yol açabilecek yersiz genişleme olmaksızın, yerleşik yasalara göre yönetilmesi gerektiği fikrini desteklemektedir. Dahası, bireylerin hukuka uygun kaçınmalardan yararlanmasına izin vermek, yasaların her zaman mükemmel olmadığının ve açık biçimlerinin cezai konularda en güvenilir yol gösterici olduğunun kabul edilmesi anlamına gelir. Yasal olarak bu duruş, yasallığın temel olduğu ilkesini desteklemektedir; insanlar, yazılı yasalara dayalı olarak eylemlerinin sonuçlarını öngörebilmeli ve bu yasaların aynı şekilde uygulanması gerekir. Daha geniş bir bakış açısıyla bu perspektif, kanunların dikkatli bir şekilde yapılmasını teşvik ederek kanunların açık, kesin ve istismar edilebilecek boşlukları veya belirsizlikleri en aza indirecek kadar kapsamlı olmasını sağlar. Genel olarak alıntı, kanunların uygulanmasına disiplinli ve ilkeli bir yaklaşımı savunarak, adalet ve sosyal düzenin korunmasında hayati önem taşıyan pozitif hukukun belirlediği sınırlara saygı duymanın önemini vurguluyor.