Liderlik aktif bir roldür; 'Kurşun' bir fiildir. Ancak tüm bunları yapmaya çalışan lider tükenmişliğe doğru gidiyor ve büyük bir acele içinde.
(Leadership is an active role; 'lead' is a verb. But the leader who tries to do it all is headed for burnout, and in a powerful hurry.)
Bill Owens'ın bu sözünün özü, liderliğin dinamik doğasına odaklanıyor. Liderlik pasif bir unvan ya da statik bir durum değildir; burada fiil olarak "öncülük" vurgusuyla sembolize edilen aktif katılımı gerektirir. Bu bize liderliğin sürekli eylem, karar alma ve katılım gerektirdiğini hatırlatır. Ancak Owens akıllıca bir şekilde yaygın bir tuzağa karşı uyarıda bulunuyor: Liderlerin her sorumluluğu kendi başlarına üstlenmelerinin cazibesi. Bu, iyi niyetten veya görev duygusundan kaynaklansa da sürdürülemez ve hızla tükenmişliğe yol açabilir. Bir liderin tükenmişliği yalnızca kendi etkinliğini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda kademe kademe azalarak ekipleri ve kurumsal morali de etkileyebilir. Bu bakış açısı, liderleri izolasyon yerine işbirliğini teşvik ederek, ekiplerine yetki vermeyi ve güveni benimsemeye teşvik eder. Bu nedenle liderlik sadece eylemle ilgili değil aynı zamanda mantıklı eylemle de ilgilidir; ne zaman kişisel olarak hareket edeceğinizi ve ne zaman başkalarını sizin adınıza hareket etmeleri için güçlendireceğinizi bilmek. Sonuçta bu alıntı, etkili liderliğin proaktif katılım ile sürdürülebilir öz yönetim arasında bir denge olduğunun güçlü bir hatırlatıcısıdır. Modern bir liderlik gerçeğini vurguluyor: İyi liderlik etmek için kişinin aynı zamanda kendine dikkat etmesi ve her bir görevin üstesinden tek başına gelmeye çalışmak yerine kolektif güçten yararlanması gerekir.