Benim kültürüm her yerden geliyor. Aynı şehirde ya da aynı ülkede büyümüşseniz aynısınız şeklindeki milliyet kavramından bıktım. Aynı ailede aynı genlerle büyümüş üç çocuk bile aynı değildir. Sadece bir insanı insan olarak düşünün.
(My culture comes from everywhere. I'm sick of this notion of nationality, that if you're brought up in the same city or same country you're the same. Even three kids brought up in the same family with the same genes, they are not the same. Just consider a human a human.)
Bu alıntı kültürel kimliğin akışkan ve çok yönlü doğasını vurgulamaktadır. Milliyetin yalnızca bir kişinin kimliğini tanımladığı şeklindeki kısıtlayıcı fikre meydan okuyor ve bunun yerine bizi şekillendiren çeşitli etkileri vurguluyor. Aynı genetiğe sahip kardeşlerin bile çok farklı olabileceğinin kabul edilmesi, basit etiketler yerine bireysel deneyimin öneminin altını çiziyor. Böyle bir bakış açısı daha kapsayıcı ve açık fikirli bir bakış açısını teşvik ederek bizi, insanları sınırların veya yüzeysel kategorilerin ötesinde benzersiz varlıklar olarak görmeye teşvik eder. Bu çeşitliliği benimsemek, kültürler arasında daha fazla anlayış ve empatiye yol açabilir.