Zombi filmlerim politik mesajlar içeren hiciv niteliğindeydi. Ben de bunları sol alanda bir yerlerde ucuza ve sessizce yapıyordum.
(My zombie films were all sort of satirical, with political messages. So I was doing them inexpensively and quietly off in left field somewhere.)
George A. Romero'nun zombi filmlerine bakış açısı, geleneksel olarak tür eğlencesi olarak değerlendirilebilecek olan hiciv ve sosyal yorumların ilgi çekici bir karışımını öne çıkarıyor. Filmlerinin siyasi mesajlar içerdiğine dair iddiası, anlatıyı salt korku veya eğlencenin ötesine taşımaya yönelik bilinçli bir çabanın altını çiziyor; eserlerini toplumsal meseleler üzerine düşünme araçlarına dönüştürüyor. Romero'nun sessiz ve ucuz çalışma yaklaşımı, yaratıcı bağımsızlığı tercih ettiğini ve ana akım ticari beklentilerin baskısı olmadan sanatsal bütünlüğü koruma arzusunu gösteriyor. Bu yöntem muhtemelen ona, siyasi ve kültürel gerçekleri eleştirmek veya vurgulamak için korku senaryolarına mizah veya ironi katarak yenilikçi hikaye anlatımı açılarını deneme esnekliği sağladı. 'Sol alan'dan bahsetmesi, bir yandan içgüdüsel heyecanlar sunarken bir yandan da izleyicileri eleştirel düşünmeye zorlayan filmler yaratarak, geleneksel normların dışında hareket etmeye yönelik bilinçli bir çabayı akla getiriyor. Romero'nun çalışması, tür film yapımcılığının nasıl güçlü bir aktivizm veya yorum biçimi olarak hizmet edebileceğini örneklendiriyor ve eğlencenin aynı zamanda anlamlı ve düşündürücü olabileceğini kanıtlıyor. Özünde filmleri, korku türünü topluma bir ayna olarak kullanmaya yönelik bilinçli bir çabayı somutlaştırıyor; hiciv ve politik mesajları izleyiciler arasında sohbeti ve farkındalığı teşvik etmek için kullanıyor. Bu yaklaşım, sanatı bir eleştiri ve değişim aracı olarak derinlemesine anladığını ortaya koyuyor ve sinemaya sadece korku konusunda değil, toplumsal bilinç konusunda da katkı sağlıyor.