Taslak çizmek eğitim tekerleklerini takmak gibidir. Bana yazma cesareti veriyor ama biz her zaman ana hatların dışına çıkıyoruz.
(Outlining is like putting on training wheels. It gives me the courage to write, but we always go off the outline.)
Bu alıntı, yaratıcı süreci ve birçok yazarın yapı ve kendiliğindenlikle olan ilişkisini güzel bir şekilde özetliyor. Anahat oluşturma, bisikletteki tekerlekleri eğitmeye benzer şekilde temel bir araç görevi görür ve yazarlara yön ve güven duygusu sağlar. Fikirleri netleştirmeye, düşünceleri organize etmeye ve anlatı ya da tartışma için bir yol belirlemeye yardımcı olur. Bununla birlikte, bisiklete binmeyi öğrenmenin sonunda alıştırma tekerleklerinden çıkmayı gerektirmesi gibi, yazma süreci de çoğu zaman esneklik gerektirir. İlk yapı oluşturulduktan sonra yazarlar fikirlerinin geliştiğini, karakterlerin beklenmedik şekillerde geliştiğini veya planlama aşamasında beklenmeyen yeni anlayışların ortaya çıktığını görebilirler. Anahattan bu doğal sapma bir başarısızlık işareti değil, yaratıcı büyümenin önemli bir parçasıdır. Yazarları kendiliğindenliği benimsemeye, içgüdülerine güvenmeye ve hikayenin organik bir şekilde gelişmesine izin vermeye teşvik eder. Taslağın katı bir plan değil, bir başlangıç noktası olduğunun kabulü, daha sağlıklı ve daha dinamik bir yaratıcı süreci teşvik eder. Pek çok yazar için planlama ile doğaçlama arasındaki bu denge, özgün ve ilgi çekici işler üretmenin anahtarıdır. Alıntı yankı uyandırıyor çünkü hikaye anlatımında hem planlamanın yararlılığını hem de uyarlanabilirliğin önemini kabul ediyor; taslağı kırılmaz bir kural yerine yardımcı bir rehber olarak benimsiyor.
---Hallie Ephron---