Yaratmanın bir parçası da her zaman yapılacak daha çok şeyin olduğunu anlamaktır; hiçbir şey tamamen bitmez.
(Part of creating is understanding that there is always more to do; nothing is ever completely finished.)
Bu alıntı, yaratıcı ve üretken sürecin temel bir yönünü vurguluyor: işimizin doğası gereği devam ettiğinin tanınması. Pek çok alanda (sanat, yazı, mühendislik ya da kişisel gelişim) sürekli bir evrim, gelişme ve büyüme durumu vardır. Kilometre taşlarına ulaşmak veya projeleri tamamlamak tatmin sağlayabilirken, bu alıntı bize tamamlamayı bir son nokta olarak değil, devam eden bir yolculuğun bir aşaması olarak görmemizi hatırlatır. 'Her zaman yapılacak daha çok şey vardır' fikrinin benimsenmesi, sürekli gelişim, merak ve dayanıklılık zihniyetini teşvik eder. Yaratıcıları işleri bitmiş gibi görünse bile motive olmaya teşvik eder ve kayıtsızlıktan kaynaklanabilecek durgunluğu önler. Üstelik bu bakış açısı, bilgi ve becerilerin yaşam boyu öğrenmeyi gerektiren, sürekli genişleyen alanlar olduğunu kabul ederek tevazuya ilham verebilir. Aynı zamanda sabır aşılar, ustalığın ve bir fikrin tam olarak hayata geçirilmesinin genellikle zaman içinde yinelenen iyileştirmeler gerektirdiğini anlar. Böyle bir bakış açısı, zorlukların kaçınılması gereken engellerden ziyade anlayışı derinleştirme fırsatları olduğu, büyüme zihniyetini teşvik eder. Sonuçta, bu bakış açısını benimsemek, mükemmellik arayışının devam eden bir maceraya dönüştüğü ve yaratımdan elde edilen neşenin mükemmellikten ziyade ilerlemeye dayandığı, daha tatmin edici bir yaratıcı sürece yol açabilir.