Bilimin polisliğiyle ilgili sorular ortaya çıktı. Polislikten kim sorumlu? Cevabım şu: hepimiz.
(Questions have arisen about the policing of science. Who is responsible for the policing? My answer is: all of us.)
Bu alıntı, bilim topluluğu içinde dürüstlük ve etik davranışın sağlanmasında hepimizin paylaştığı kolektif sorumluluğu vurgulamaktadır. Günümüz dünyasında bilim, toplumsal normlar, politika ve halkın güveniyle derinden iç içe geçmiş durumda. Bilimsel uygulamaları kimin denetlemesi veya düzenlemesi gerektiği sorusu yalnızca düzenleyici kurumlar veya akademik kurumlar için geçerli değildir; bilim adamları, politika yapıcılar, medya ve genel halk da dahil olmak üzere her bireye uzanır. Veri üretimi, manipülasyon veya etik olmayan deneyler yoluyla bilimsel suiistimal meydana geldiğinde, sonuçlar topluma yayılır ve halk sağlığını, çevresel sürdürülebilirliği ve teknolojik ilerlemeyi etkiler.
Sorumluluğun paylaşıldığını anlamak, şeffaflık ve hesap verebilirlik kültürünü teşvik eder. Bilim insanlarının etik standartlara titizlikle uyması gerekiyor ancak aynı zamanda bu standartları adil bir şekilde uygulayan kurumların desteğine de ihtiyaçları var. Tersine, kamuoyunun ve medyanın bilimsel iddiaları koşulsuz kabul etmek yerine eleştirel bir şekilde değerlendirme rolü vardır. Politika yapıcıların görevi, inovasyonu güvenlikle dengeleyen düzenlemeler oluşturmaktır.
Etik uygulamaların her düzeyde değerlendiği ve incelendiği bir ortamı teşvik ederek, bilimsel bütünlüğü destekleyen dayanıklı bir çerçeve yaratıyoruz. Bu kolektif uyanıklık, suiistimalleri önleyebilir, yanlış bilgileri azaltabilir ve bilimin toplumsal ilerlemenin güvenilir bir dayanağı olarak kalmasını sağlayabilir. Sonuçta, bilimsel araştırmanın sağlığı hepimizin aktif katılımına ve sorumluluğuna bağlıdır; bilimsel dürüstlüğü korumanın, birbirine bağlı sosyal yapılarımızdan kaynaklanan ortak bir çaba olduğunu vurgulamaktadır.