Bilim, sistematik aşırı basitleştirme sanatı olarak tanımlanabilir.
(Science may be described as the art of systematic over-simplification.)
Karl Popper'ın açıklaması bilimsel araştırmanın doğasına dair derin bir içgörü sağlıyor. İlk bakışta, "sistematik aşırı basitleştirme" ifadesi biraz çelişkili veya olumsuz görünebilir, çünkü genel olarak basitleştirme genellikle önemli ayrıntıları atlayan bir indirgeme olarak görülür. Ancak Popper, bu aşırı basitleştirmeyi, ustalığı ve kasıtlı zanaatı ima ederek çağrıştırıcı bir şekilde bir sanat olarak çerçeveliyor. Doğal dünyanın uçsuz bucaksız karmaşıklığında, her nüansı yakalamak çok zorlayıcı olacaktır ve sonuç olarak anlama veya manipüle etme açısından etkisiz olacaktır. Bilim, çok büyük verilerden soyutlamalar ve genellemeler yaparak olguları açıklayabilecek kalıpları, yasaları ve ilkeleri belirlemeye çalışır, böylece karmaşıklığı kasıtlı olarak yönetilebilir modellere indirger. Bu seçici odak, öngörüyü, deneyi ve teknolojik ilerlemeyi mümkün kılar. İlerleme, sonsuz karmaşık evrenin anlaşılır, tekrarlanabilir çerçevelere dikkatli bir şekilde budanması yoluyla sağlanır. "Sistematik" terimi, bu basitleştirmenin gelişigüzel değil, metodik olduğunu ve sıkı test ve iyileştirmelerle yönetildiğini vurgulamaktadır. Bu alıntıyı alçakgönüllü buluyorum çünkü bize bilimin insanlığın ilerlemesine güç verirken, bilimin modellerinin doğası gereği gerçekliğin basitleştirilmiş versiyonları olduğunu ve dolayısıyla geçici olduğunu hatırlatıyor. Bu, kayıtsız kabulden ziyade sürekli sorgulamayı ve iyileştirmeyi davet eder. Aynı zamanda basitleştirme ile doğruluğu dengelemek için gereken yaratıcılığı ve entelektüel disiplini de vurgular. Bilim, nihai gerçekleri bulmakla ilgili değil, dünyayı yönlendirmemize ve dünyaya müdahale etmemize yardımcı olacak etkili açıklamalar oluşturmakla ilgilidir. "Aşırı basitleştirmeyi" bu şekilde benimsemek, gerçekçi beklentiler oluşturur ve bilimsel bilginin dinamik, gelişen doğasının altını çizer.