Soru şu değil: Neden ölüyoruz? Soru şu: Neden yaşıyoruz?
(The question isn't Why do we die? The question is Why do we live?)
---S.M.'nin Six Moon Summer adlı eserinden bu düşündürücü alıntı. Reine --- insan varlığının özüne dair derin bir düşünceye davet ediyor. Ölümün kaçınılmazlığı üzerinde durmak yerine, bakış açımızı yaşamın amacını ve önemini anlamaya doğru kaydırır. Tipik olarak toplum, ölümlülüğe, zamanımızın sınırlı doğasına odaklanır ve bu da çoğu zaman korkuya veya nihilizme yol açar. Ancak yazar soruyu yeniden çerçevelendirerek daha olumlu ve felsefi açıdan zenginleştirici bir araştırmayı teşvik ediyor: Bizi yaşamaya iten şey nedir? Tutkularımızı, umutlarımızı ve özlemlerimizi besleyen şey nedir?
'Neden yaşadığımıza' odaklanan alıntı, bizi hayatlarımıza anlam veren değerleri, ilişkileri, deneyimleri ve hedefleri keşfetmeye zorluyor. Bizi her gün neyin motive ettiğini düşünmeye davet eder; bu ister sevgi, ister büyüme, ister katkı, ister dünyada güzellik yaratmak olsun. Bu paradigma, yaşamı bütünüyle kucaklayan, yaşamın geçiciliği karşısında umutsuzluk yerine şükran ve mevcudiyet telkin eden bir zihniyeti teşvik eder.
Üstelik sadece var olmaktan ziyade amaç aramanın öneminin altını çiziyor. Kasıtlı yaşamayı, gerçekten önemli olanla uyumlu bilinçli seçimler yapmayı savunur. Bu açıdan bakıldığında ölümün kaçınılmazlığı, korkulacak bir şeyden ziyade, yaşamanın aciliyetini ve güzelliğini yoğunlaştıran bir zemin haline geliyor. Alıntı, kaçınmadan kabullenmeye, korkudan katılıma varoluşsal değişimi zarif bir şekilde özetliyor ve onu özgün ve anlamlı yaşamaya yönelik zamansız bir çağrı haline getiriyor.