Düşünce rüzgardır, bilgi yelkendir, insan ise gemidir.
(Thought is the wind, knowledge the sail, and mankind the vessel.)
Augustus Hare'in bu metaforik alıntısı, insanın bilişi, bilgi edinimi ve kolektif varoluşumuz arasındaki dinamik etkileşimle derinden yankılanıyor. Elementleri düşünürken rüzgar görünmeyen ama güçlüdür; iter ve yönlendirir. Burada rüzgara benzetilen düşünce, bizi ileriye taşıyan fikirlerin ve tefekkürün o soyut, sürekli hareket eden gücünü temsil eder. Düşünce olmasaydı ilerleme ve yön olmazdı. Yelken olarak bilgi mükemmel bir temsildir: Yelken rüzgarın gücünden yararlanır ve onu amaçlı harekete dönüştürür. Bilgi sadece ham bilgi değildir, aynı zamanda düşüncelerimizi etkili bir şekilde kanalize etmemize ve yaşam ve evren boyunca yolumuzu yönlendirmemize olanak tanıyan bir araçtır, olanak sağlayan bir yapıdır. Son olarak, araç olarak insanoğlu, insanlığın bu güçlerin içinde faaliyet gösterdiği taşıyıcı, beden olduğunu ima eder. Düşünme ve bilme kapasitemize karmaşık bir biçimde bağımlıyız; bunlar olmasaydı yönsüz ve güçsüz olurduk. Bu üçlü, insan gelişiminin ve amacının özünü çok güzel bir şekilde özetlemektedir: düşünce başlatılır, bilgi yapıları ve insanlık yolculuğu somutlaştırır. Düşünceler gibi soyut olguların insan varlığından ayrı olmadığı, bizi yönlendiren temel güçler olduğu bütünsel bir bakış açısını teşvik eder. Dahası, bu metafor bizi kolektif olarak iç güçlerimizi ne kadar iyi kullandığımızı düşünmeye davet ediyor. İnsanlığın gemisinin sorunsuzca, kararlı bir şekilde ilerlemeye doğru yol alması için düşüncelerimize uyum sağlıyor muyuz ve bilgimizi genişletme konusunda gayretli miyiz? Sonuçta sorumluluk ve yetkilendirme anlamına gelir; geleceğimiz bu üç unsurun tanınmasına ve uyumlu bir şekilde hizalanmasına bağlıdır.