Bilim insanı için, gerçeğin iç karartıcı ifşaatlarını neredeyse ortadan kaldıran gerçeğin peşinde koşmanın neşesi vardır.
(To the scientist there is the joy in pursuing truth which nearly counteracts the depressing revelations of truth.)
Bu alıntı, çoğu zaman bilgi arayışına eşlik eden derin ikiliği özetlemektedir. Bilim insanları için evren hakkındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya yönelik yolculuk, derin bir merak ve keşif tutkusundan kaynaklanıyor. Keşfetmenin verdiği bu içsel keyif, güçlü bir motivasyon kaynağı olarak hizmet edebilir ve genellikle rahatsız edici veya rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmenin getirdiği potansiyel duygusal zarardan daha ağır basar. Zor gerçeklerin kabul edilmesi bilim insanının coşkusunu azaltmaz; daha ziyade insan anlayışını genişletmek için gereken dayanıklılığın ve sarsılmaz bağlılığın altını çiziyor. Bilinmeyenle etkileşime geçmek hayranlık, merak ve amaç duygularını uyandırabilir, cesaret kırıcı gibi görünen açıklamaları büyüme ve aydınlanma fırsatlarına dönüştürebilir. Daha geniş anlamda alıntı, bilimsel çabanın temel bir yönünü vurguluyor: Keşif heyecanı, yeni bulguların çoğu zaman göz korkutucu sonuçlarına rağmen insan deneyimini yükseltme kapasitesine sahiptir. Bu zihniyet aksilikler, yanlış anlaşılmalar veya rahatsız edici gerçekler karşısında azim ve iyimserliği teşvik eder. Gerçek bilimsel arayış, gerçeklikle - bizim olmasını istediğimiz gibi değil - olduğu gibi yüzleşmeyi içerdiğinden, hem cesaret hem de gerçeğe yönelik tutkulu bir arzu gerektirir, bu da yolculuğu en karanlık açıklamaların ortasında bile değerli kılar. Sonuçta bu bakış açısı, belirsizlik ve karmaşıklığın ortasında anlayış arayışında neşe ve amaç bulan, boyun eğmez insan ruhunun bir kanıtıdır.