Yürürken uyluklarımın birbirine değdiğini hissedebiliyorum? Bunu istemiyorum.
(When I'm walking, and I can feel my thighs touch? I don't want that.)
Bu alıntı, özellikle yürüme gibi günlük aktiviteler sırasında bedenlerimizin nasıl göründüğüyle ilgili olarak vücut imajı kaygılarına ilişkin ortak duyguları yansıtıyor. Belirli bir fiziğe ulaşmak için toplumsal baskıları vurguluyor, genellikle zayıflığı ve algılanan kusurları ortadan kaldırma arzusunu vurguluyor. Bu tür duygular özsaygımızı ve günlük seçimlerimizi etkileyebilir, bize doğal bedenlerimizi kucaklamanın ve beden pozitifliğini teşvik etmenin önemini hatırlatabilir. Sonuçta herkesin bedeni benzersizdir ve kişinin kendisiyle barışık olması toplumsal ideallerden öncelikli olmalıdır.