IRS ile tam işbirliği yapmaya çalışacağız çünkü vatandaşlar olarak hapse girmemek konusunda güçlü bir vatanseverlik görevimiz olduğunu düşünüyoruz.
(We'll try to cooperate fully with the IRS, because, as citizens, we feel a strong patriotic duty not to go to jail.)
Bu alıntı, vatandaşlık görevine idealist bir yaklaşımdan ziyade pragmatik bir yaklaşımın altını çiziyor. Yasal ve resmi düzenlemelere bağlı kalmanın önemini kabul eder ve sosyal düzenin bir koruyucusu olarak vergi makamlarıyla işbirliğini vurgular. Altta yatan mizahi ton, itaat etme motivasyonunun gerçek bir vatanseverlik veya ahlaki görev duygusundan ziyade çoğu zaman kendini korumadan (hapse girmekten kaçınmaktan) kaynaklandığını gösteriyor. Olumsuz sonuçlardan duyulan korkunun, kurallara uyma konusundaki içsel motivasyona ağır bastığı ortak toplumsal tutumun altını çiziyor. Bu tür duygular, sivil sorumluluk ile kişisel çıkar arasındaki çizginin bulanıklaştığı, uyum davranışının karmaşıklığını yansıtabilir. Bu aynı zamanda insanların hükümetin talimatlarına karşı bazen gönülsüz bir tavır sergilediklerine ve çoğu zaman ideallerden ziyade kişisel sonuçlara öncelik verdiklerine de işaret ediyor. Daha geniş bir düzeyde, bu ifade yurttaşlık görevinin kültürel nüansları, özellikle de yaptırımların katı olduğu veya kuralların külfetli olarak algılandığı durumlarda yasaların nasıl algılandığı ve bunlara uyulduğu gibi düşüncelere yol açabilir. Esprili olsa da, bireysel özgürlükler ile kolektif sorumluluklar arasındaki denge ve mizahın toplumsal sistemlerle başa çıkmak ve bunlar hakkında yorum yapmak için nasıl kullanıldığı üzerine düşünmeye teşvik eder. Sonuç olarak bize, yurttaşlık görevlerinin genellikle yalnızca ideolojik bağlılıkla değil, cezadan kaçınmaya yönelik pratik bir arzuyla (insan doğasına ve toplumsal işleyişine dair bir içgörü) yerine getirildiğini hatırlatır.