11 Eylül'ün hemen ardından yapılan herhangi bir mizah girişimi tatsız kabul edildi.
(Any attempts at humor immediately after September 11th were deemed tasteless.)
Alıntı, 11 Eylül'deki trajik olayların ardından geçici olarak yeniden tanımlanan toplumsal sınırı vurguluyor. Genellikle insanın dayanıklılığının ve başa çıkma mekanizmalarının hayati bir parçası olarak kabul edilen mizah ifadelerinin, felaket sonrasında bazen nasıl uygunsuz veya saygısız olarak görülebileceğinin altını çiziyor. Bu değişim, daha önceki sıradan veya komik ifade normlarını geçersiz kılan kolektif bir keder, şok ve yas duygusunu yansıtıyor. Kriz zamanlarında insanların hassasiyetleri artıyor ve normalde normal şartlarda kabul edilebilir olan şeyler artık duyarsız veya saldırgan olarak algılanıyor. Toplumsal fikir birliği sıklıkla etkilenenlerin onurlandırılması için bir ciddiyet ve saygı dönemi gerektirir; bu da kamusal söylemde mizahtan geçici olarak uzaklaşmaya yol açabilir. Bununla birlikte mizah aynı zamanda iyileşme için bir kanal görevi de görebilir ve bireylerin travmayı özel veya güvenilir topluluklarda işlemesine yardımcı olabilir, ancak zamanlama ve içerik kritik öneme sahiptir. Zamanla, kolektif keder azaldıkça mizahın etrafındaki sınırlar gevşeyebilir, kriz öncesi normlara dönülebilir veya hem saygıyı hem de insanın hafiflik ihtiyacını kabul eden yeni standartlar gelişebilir. Bu alıntı, toplumların empati ile insanın zor zamanlarda mizah yoluyla rahatlama bulma arzusu arasında koruduğu hassas dengeyi yansıtıyor. Bize, özellikle kolektif hassasiyet anlarında, iletişimde bağlam ve duyarlılığın önemini hatırlatır.