Liberalizmin kalbinde gerçekten Tanrı'ya karşı bir nefret ve hükümetin Tanrı'nın yerine geçmesi gerektiğine dair bir inanç vardır.
(At the heart of liberalism really is a hatred for God and a belief that government should replace God.)
Bu alıntı, liberalizmin kışkırtıcı bir eleştirisini sunuyor ve liberalizmin temelinin, ilahi otoriteye karşıtlığa ve manevi ilkeler yerine insan yönetimini tercih etmeye dayandığını öne sürüyor. Bu, laikliği ve ilerici politikaları doğası gereği dini inanca karşıt olarak gören bir bakış açısını yansıtıyor ve liberal ideolojilerin ilahi rehberliği hükümet kontrolünü marjinalleştirmeye veya onun yerine koymaya çalıştığını ima ediyor. Böyle bir bakış açısı, dinin kamu politikasındaki rolü ve çağdaş toplumdaki ahlaki temeller hakkında süregelen tartışmaları vurgulayarak inanç, hükümet ve toplumsal değerler arasındaki denge üzerine tartışmaya davet eder.