Çünkü kendimizi bir şeye veya bir şeye ihtiyacımız olduğunu düşünmediğimiz için aldatmaya başladığımızda, sahip olmamızın pragmatik bir zorunluluk olduğunu değil, sahip olduğumuz ahlaki bir zorunluluktur, o zaman moda delilere katıldığımız zamandır ve o zaman histeri ince sızıntısı toprakta duyulur ve sonra kötü sorun yaşadığımız zaman olur. Ve zaten orada olduğumuzdan şüpheleniyorum.


(Because when we start deceiving ourselves into thinking not that we want something or need something, not that it is a pragmatic necessity for us to have it, but that it is a moral imperative that we have it, then is when we join the fashionable madmen, and then is when the thin whine of hysteria is heard in the land, and then is when we are in bad trouble. And I suspect we are already there.)

📖 Joan Didion

🌍 Amerikan  |  👨‍💼 Yazar

(0 Yorumlar)

Joan Didion, arzularımız ve ihtiyaçlarımız söz konusu olduğunda kendini aldatma tehlikesine karşı uyarıyor. Kendimizi bir şeyin sadece istenen ya da gerekli olduğuna, ahlaki bir yükümlülük olduğuna ikna etmeye başladığımızda, mantıksız düşünceye giriyoruz. Zihniyetteki bu değişim, yanlış yönlendirilmiş önceliklerin yönlendirdiği daha geniş bir toplumsal konuyu gösteren histeri ve kaosa yol açabilir.

Didion, bu rahatsız edici eğilimin, bireylerin isteklerini temel ahlaki iddialar olarak haklı gösterdiği kültürümüzde zaten mevcut olabileceğini ileri sürmektedir. Böyle bir akıl yürütme, nihayetinde toplumsal kargaşaya yol açan bir aciliyet ve irrasyonel davranış duygusu geliştirebilir. Motivasyonlarımızı ve taleplerimizin sonuçlarını eleştirel olarak incelemek için uyarıcı bir hatırlatma görevi görür.

Page views
89
Güncelle
Ocak 29, 2025

Rate the Quote

Yorum ve İnceleme Ekle

Kullanıcı Yorumları

{0} yoruma göre
Yıldız
0
Yıldız
0
Yıldız
0
Yıldız
0
Yıldız
0
Yorum ve İnceleme Ekle
E-postanızı asla başkalarıyla paylaşmayacağız.