...ama bazen kahvehanede geçirdiğim saatlerle, gündüzleri kestirmeyi ya da ölmeyi öğrenmem gerekiyordu ve kestirmeyi de öğrenmiştim. Beş ay öncesine kadar "şu ya da bu ya da öl" her zaman şu ya da bu lehine basit bir seçim gibi görünüyordu.
(...but with the hours I sometimes kept at the coffeehouse I had to have learned to take naps during the day or die, and I had learned to take naps. Up until five months ago "something or other or die" had always seemed like a plain choice in favor of the something or other.)
Robin McKinley'in "Sunshine" adlı kitabında anlatıcı, bir kahvehanede çalışırken zorlu bir programı sürdürmenin zorluklarını yansıtıyor. Uzun saatlerle başa çıkabilmek için, hayatta kalmaları için gerekli olan gün içinde şekerleme yapmanın önemini öğrendiler. Taahhütleri ile refahları arasındaki mücadele, deneyimlerinde açıkça görülmektedir.
"Ya şu ya da bu ya da öl" ifadesi, karşılaşılan zorluklara rağmen anlatıcının hayatı seçme ve tutkularının peşinden gitme kararlılığını özetlemektedir. Bu iç çatışma, dayanıklılık temasını ve kişinin hayatın talepleri arasında başarılı olabilmesi için rutininde denge bulmanın gerekliliğini vurguluyor.